a href ="http://www.uygartampon"> krom tampon

Yazdıkları kitap nedeniyle 3 yıl hapis istemiyle hakim karşısına çıkan Ahmet Şık ve Ertuğrul Mavioğlu beraat etti. Gazeteci arkadaşları ve sevenleri dışarıda onlara destek vermek için gösteri yaptı.
Gazeteciler Ahmet Şık ve Ertuğrul Mavioğlu, Kadıköy Adliyesi’nde hakim karşısına çıktılar.
Yazdıkları "Kırk katır kırk satır: Ergenekonda kim kimdir?" adlı kitapla gizliliğini ihlal ettikleri gerekçesiyle haklarında 3 yıl hapis istenen Şık ve Mavioğlu beraat etti. Bir önceki duruşmaya cezaevinde bulunan Ahmet Şık’ı getirecek araç bulunmadığı için dava bugüne ertelenmişti.
Duruşma öncesinde bir yürüyüş düzenlendi.
Kadıköy Altıyoldaki Boğa Heykeli önünde, Yansak da Dokunacağız pankartı arkasında toplanan gazeteciler, Özgür basın susturulamaz, Ahmet Çıkacak yine yazacak, Ahmet, Nedim onurumuzdur sloganlarıyla Bahariyedeki adliye binasına kadar yürüdü.
Yürüyüşe katılan CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, davaya ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtlarken, Ahmet Şıkın tutukluluğunun bitmesini umduklarını söyledi. Bunun tam bir hak gasbı olduğunu ifade eden Tekin, Yazılmamış bir kitaptan dolayı bir insanın tutuklanması dünyada görülmemiş bir sistem dedi.
Tutuklamaların neden yapıldığını merak ettiklerini belirten Tekin, şunları söyledi:
Kamuoyuna yansıyan, yazılmamış bir kitaptan dolayı bir insanın cezaevinde tutulması... Bu, Türkiye demokrasisinin en büyük ayıplarından bir tanesidir. Sayın Başbakanın kendisi de itiraf etmiştir. Sayın Başbakan itirafın ötesinde bir kitabı bombaya benzetmiştir. Bizim bildiğimiz, bombanın ham maddesi patlayıcıdır, kitabın ham maddesi de düşüncedir. Kitap ile patlayıcıyı eş değer gören bir başbakanın ülkesinde bu tür sorunlar yaşanır. 12 Hazirandan sonra çürümüş sistemi ortadan kaldırmak için CHP olarak üzerimize düşeni yerine getireceğiz.
YANSAK DA DOKUNACAĞIZ
Kadıköy Adliyesi önünde de gazeteci Ruşen Çakır, yürüyüşü gerçekleştiren gazeteciler adına bir basın açıklaması okudu.
Gazeteci Ahmet Şıkın 67 gündür Ergenekon terör örgütüne üye olmaktan tutuklu bulunduğunu belirten Çakır, bu iddiaya ilişkin hangi belge ve kanıtlar bulunduğunun hala belirsiz olduğunu söyledi. Ahmet Şıkın, Ertuğrul Mavioğlu ile kaleme aldığı kitaplarda, Türkiyedeki derin devleti anlattığını ifade eden Ruşen Çakır, o kitapları yazdığı için yargılanan Şıkın aynı yapıya, yani deşifre ettiği Ergenekona üye olmakla suçlandığını kaydetti.
Bazı Emniyet görevlilerinin Hrant Dink cinayetindeki ihmallerine vurgu yapan Nedim Şener ile Emniyet içindeki yapılanmaları mercek altına aldığı İmamın Ordusu çalışması toplatılan Ahmet Şıkın bugün birlikte cezaevinde olmalarının rastlantı olamayacağını dile getiren Çakır, bugün bu iki muhabirin Ergenekona üye olduğu iddiasının vicdana sığmadığı gibi insan aklına da ihanet olduğunu söyledi.
İleri demokrasinin hüküm sürdüğü söylenen Türkiyede bugün 60dan fazla muhabirin tutuklu olduğunu, mahkemelerde 4 binden fazla gazeteci davasının sürdüğünü belirten Çakır, şöyle konuştu:
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan uluslararası basına, Tutaklanan gazeteciler, Hükümeti devirmek istedi diyor. Bir kimsenin, Başbakan bile olsa, dava sürerken, bu tür bir yargıda bulunmaya hakkı olamaz. Ülkemizde zaten oto sansür gibi bir zorlukla uğraşan gazeteciler, buna ek olarak her an herhangi bir sebeple tutuklanma endişesi ile yaşıyor.
Sonuçta ülkemiz yalnız gazeteciler için değil, özgür düşünceyi savunan herkes için her geçen gün güvenilir olmaktan daha fazla çıkıyor. Biz yalnız gazeteciler için değil herkes için adalet istiyoruz. Taleplerimizden asla vazgeçmeyeceğiz ve biliniz ki yansak da dokunacağız.